Mehmet Yılmaz
E-mail Adresiniz :
Şifreniz :
  Beni Hatırla
Haber Kategorileri
Yeni Haber Ekle
AG Haber Ekle
Hukuk Eğitimi
Genel Haberler
Yüksek Yargı
Yasama
Avukatlık
İnsan Hakları Mahkemesi
Yaşam
Adalet Gündemi
paralel
Mahkeme Haberleri
Kadına karşı şiddet
Online Üyeler
Online üyeleri görebilmek için üye olmanız gerekmektedir. Buraya tıklayarak üye olabilirsiniz.
Şiirler
Yeni Şiir Ekle
Tüm Şiirler
İstatistikler
İstatistik bilgileri görebilmek için üyelik girişi yapmalısınız.

Bakan Gül: Hile ve kumpaslarla hukuku çiğneyenlerin Türk yargısında yeri yoktur

Genel Haberler
0 Yorum

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, "Hile ve kumpaslarla  hukuku çiğneyenlerin, vicdanını terör örgütüne esir edenlerin, Türk yargısı  içinde yeri yoktur." dedi.


Yargı Etiği Bildirgesi Tanıtım Toplantısı", Hakimler ve Savcılar  Kurulu (HSK) Konferans Salonu'nda yapıldı.

Toplantının açılışında konuşan Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, adaleti  "devletin temeli, toplum ve devlet hayatının ana mihveri" sözleriyle niteledi.

Adaletin, değer merkezli medeniyetin özü-özeti, insanlığın en yüce  erdemi olduğunu kaydeden Gül, bu erdemin yargısal adaletle yaşatılıp  yüceltilebileceğini söyledi.

Yargısal adaletin kurumsal imkanlarını kurmak ve korumanın hukuk  devletinin gereği olduğunu ifade eden Gül, hak arama yollarını, ayrımsız bütün  vatandaşlar için açık ve işler tutmak konusunda büyük hassasiyet gösterdiklerini  vurguladı.

"Yargı sistemini insanımıza hizmet eden bir araç olarak işlevsel  kılmak zorundayız. Hak taleplerine süratle ve adaletle yanıt vermek durumundayız.  Bunun için bugüne dek pek çok adım attık. Reformlar yaptık. Hukuk ve yargı  sistemimizde önemli iyileştirmeler, kayda değer gelişmeler sağladık." diyen Gül,  yargının "ayak bağı" olan pek çok sorununu çözdüklerini, gücünü ve itibarını  kıran engelleri aştıklarını anlattı.

Adına "adliye" denen ama gün ışığı görmeyen bodrum katların, kırık  dökük daktiloların, hayvan sırtında keşiflerin, ödenek yokluğu sebebiyle geciken  sevk ve nakillerin mazide kaldığını dile getiren Gül, "Temel kanunlarımızı büyük  ölçüde yeniledik. Zamanın hızına yetişemeyen, toplumun ihtiyaçlarına cevap  veremeyen mevzuat hükümlerini büyük bir ölçüde ayıkladık." dedi.

Adaletin fiziki çehresini değiştiren altyapı yatırımlarıyla, yargıya  hız ve kalite getiren teknoloji kullanımıyla çığır açtıklarını anlatan Gül,  bunların adalet hizmetlerinde fark yaratan gelişmeler olduğunu vurguladı.

Adalet hizmetlerinin en önemli boyutunun insan ve insana yapılan  yatırım olduğuna dikkati çeken Gül, "Binalar, araçlar, teknolojik imkanlar, hatta  en iyi, en ideal hukuk kuralları bile adaletin garantisi değildir. Adalet insan  içindir ve insanla kaimdir." ifadelerini kullandı.

YARGI REFORMU

"Uzun bir süredir çalışmalarını sürdürdüğümüz Yargı Reformu Strateji  Belgesi'ni olgunlaştırıp seçim sonrası kamuoyula paylaşacağız. Bu anlamda çok  önemli bir reforma daha imza atmış olacağız." değerlendirmesinde bulunan Gül,  değerden, değer yargılarından arınmış bir yargılama faaliyetinin kuru bir  matematikten ibaret olduğunu dile getirdi.

Sistemin doğru-dürüst işlemesi kadar, sistemi işletenlerin de doğruluk  ve dürüstlük gibi değerleri yüceltmesinin önemine işaret eden Gül, yargıda meslek  kurallarının yazılı bir belgeye aktarılması konusunda tartışma ve arayışların bir  hayli eskiye uzandığını söyledi.

Bildirgenin özellikle iki noktasının altını çizen Gül, "bildirgeye  yansıyan ilkelerin yaşayan değerler olduğunu, bildirgeyle mesleğin yazılı olan  veya olmayan davranış kurallarının bütünlük içinde bir araya getirildiğini" ve  "bildirgenin yaklaşık üç yıl süren bir hazırlık sürecinden geçerek, bizzat  meslekten hakim ve savcıların aktif katkısıyla hazırlandığını" vurguladı.

Bildirgenin HSK'nin belirleyip "yargı mensuplarına deklare ettiği bir  metin olmadığını", HSK olarak sadece bir mutabakatın sözcülüğünü yaptıklarını  belirten Gül, sözlerine şöyle devam etti:

"Bildirge, en başta bağımsızlık ve tarafsızlığın önemine, hukukun, hak  ve hürriyetlerin üstünlüğüne, insan onurunun, doğruluk ve dürüstlük gibi  değerlerin önceliğine, saygı ve nezaketin, mesleğe yakışan olgun davranışların  değerine vurgu yapıyor.

Bu bildirge, 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' sözüyle asırlar  öncesinden devletler için sıhhat formülünü veren Şeyh Edebali'ye bir selam  gönderiyor. Geçerliliğini günümüzde de koruyan mükemmel hakim tarifiyle  Mecelle'yi, Ahmet Cevdet Paşa'yı ve komisyonunu kendi sözleriyle anıyor. 'Ya  olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol' sözündeki doğruluk nasihatiyle  Mevlana'yı hatırlıyor. Yerelden evrensele uzanan açık veya örtülü  referanslarıyla, uluslararası belgeleri, özellikle Bangalor Yargı Etiği'ni ve  Budapeşte İlkeleri'ni de dikkate alıyor.

İnsana, insan olmanın onuruna, hak ve hürriyetlere hürmet fikrinin  altını çiziyor. Soyut bir değer olan adaletin, iyilikten, güzellikten,  doğruluktan ayrı düşünülemeyeceğini ifade ediyor. Yargıya güvenin korunmasında  yargı mensubunu bir rol model olarak konumluyor."

"TÜRK YARGISINDA YERLERİ YOK"

Adaletin ancak ve sadece ona sadakat gösterenlerin ellerinde  yükseleceğini söyleyen, adaletin, hukuka bağlılık dışında her türlü bağlılığı  reddetmeyi gerektirdiğini anlatan Gül, "Aklı ve muhakemeyi değersizleştirenlerin,  FETÖ'nün kurşun askerlerinin adaleti ve kendilerini ne hale düşürdüklerini hep  birlikte gördük. Hukuka bağlılık yerine örgüt bağlılığını ikame edenlerin,  cübbesini örgüt rütbesini gizlemek için araç haline getirenlerin büyük hüsranı,  15 Temmuz'da büyük bir ibret hikayesine dönüştü." dedi.

"Hile ve kumpaslarla hukuku çiğneyenlerin, vicdanını terör örgütüne  esir edenlerin Türk yargısı içinde yeri yoktur, olmayacaktır." ifadesini kullanan  Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türk yargısı, bağımsızlık ve tarafsızlık vasfını koruyarak, yargı  yetkisini Anayasamızın emrettiği gibi Türk milleti adına kullanmaya devam  edecektir. Yargı mensuplarımız zorluklar karşısında yılmadan, hukukun ve vicdanın  sesi dışında harici hiçbir etkiye aldırmadan, her zaman olduğu gibi fedakarca  görevini yerine getirecektir.

Bildirge, bağımsız ve tarafsız özelikleriyle yargı mensuplarını adil  yargılama hakkının en önemli güvencesi olarak tanımlıyor."

Gül, açıklanacak reform belgesi ile hakimlere atama, yer değiştirme  kararnamesi dahil birtakım güvenceler getireceklerini belirterek, "Hakimlerin  daha bağımsız ve tarafsızlığını güçlendirici ilkeleri belirleyip bunları da hakim  ve savcıların dikkati ile kamuoyunun ve yargının hizmetine sunacağız." dedi.

Yargıya güvenin sağlanması ve sürdürülebilmesi için bağımsız ve  tarafsız olmak kadar bağımsız ve tarafsız görünmenin de önemli olduğunun altını  çizen Gül, şunları kaydetti:

"Yargısal adaletin tecelligahı yargı mensubunun temiz vicdanıdır.  Vicdan, ilahi bir lütufla insanın içine ekilmiş bir akıl yargısıdır ancak ön  yargılar ile vicdanın sesi birbirine asla karıştırılmamalı, pekişmiş yanılgılar  tecrübe sanılmamalıdır. Bunun için doğru ve sağlam değerleri ölçü almak  gerekiyor. Vicdan, bu sayede hata vermeyen bir pusula görevi görür. Akıl ve  vicdanı bu değerlere bağlayan en önemli köprü elbette eğitimdir. Kişisel  yetkinliktir.

Bildirge, ehliyet ve liyakat vurgusuyla yargı mensuplarına mesleki  yetkinliklerini geliştirmelerinin önemini de vurgulamaktadır. Mahkemelere gelip  giden şey sadece dosyalar değildir. Yargı mensubunun iştigal ettiği,  mühür-imza-evraktan ibaret değildir. Her dosya, her evrak, her ilam bir insan  hikayesine bir insana temas etmektedir, dokunmaktadır.

Her dava bir insan hayatı, her karar ümit ve korkuyla karışık bir  bekleyiş demektir. Bu bekleyişin en kısa sürede adaletle sonuçlanması hepimizin  ortak beklentisidir.  Mazlumun gözyaşını silmek, haklıya hakkını teslim etmek,  vicdanları adaletle teskin etmek biricik vazifemizdir. Üstelik mahkeme, kadıya  mülk değildir."

"YARGI KARARLARI TARTIŞMALARI BİTİRİR"

Yargının temel fonksiyonunun, ihtilafların çözümündeki hakemliği  olduğunu ifade eden Gül, "Yargı kararları tartışmaları bitirir. Yeni tartışmaları  alevlendirmemelidir." dedi.

Gül, bildirgenin, yargı mensuplarının kararlarıyla, tutum ve  davranışlarıyla tartışmalardan uzak durması gerektiğini bir kez daha  hatırlattığına işaret ederek, "Adalet, yargı mensubunun vicdanına emanettir. Bir  niza çıkmış ve önünüze konmuşsa, hukuk adına son sözü söylemek size aittir ancak  nihai söz ve karar hakkı, sözün ve kararın sosyal itibarını tek başına kuramaz.  Doğru ve adil olan kararın doğru ve adil olarak anlaşılması da gerekir." diye  konuştu.

Gül, şöyle devam etti:

"Yargı mensupları ancak kararlarıyla konuşabilmektedir. Madem  kararlar, yargının en temel ifade aracıdır, öyleyse bu ifade aracını doğru ve  yeterli biçimde kullanmak da yargı mensubu için en önemli vazifedir. İşte bu  bildirge, yargı mensubunun dikkatini keskin tutması, mesleğinde özenli  davranmasını, sosyal hayatında da itibarına gölge düşürebilecek söz ve  davranışlardan kaçınmasının önemini vurgulamaktadır.

Bildirgede de yer aldığı gibi hakim ve savcılarımız, toplumun  kendilerinden yargı hizmetinin kaliteli sunulmasının yanında erdemli olmalarını  da beklediğinin bilincindedirler."

"HATA YAPAN BEDELİNİ ÖDER"

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, insanın olduğu yerde değerler kadar  zaafların da bulunacağına, hatanın kaçınılmaz olduğuna dikkati çekerek, şu  ifadeleri kullandı:

"Önemli olan bu hataları giderecek, en aza indirecek mekanizmaların  varlığıdır. Bu mekanizmaların en etkin ve tavizsiz biçimde işlediği mesleklerin  başında hakimlik ve savcılık mesleği geliyor.

Hata yapan, bedelini öder, ödemelidir. Bunu herkes bilmelidir. Hukuk  devleti demek, en başta imtiyazlı sınıf fikrinin reddi demektir ancak münferit  olayları fırsat bilip sınıfsal bir nefret üretmeye kalkışmak da adil değildir,; ahlaki de değildir.

Adalet ve doğruluk dairesi içinde kalan her şeyin yanındayız. Adalet  ve doğrulukla çalışan bütün mensuplarımızın kurum olarak, millet olarak her zaman  arkasındayız. Bunu da herkesin bilmesini isteriz.

Bugün ilan ettiğimiz Türk Yargı Etiği Bildirgesi ile yargı  mensuplarımız, bağımsızlık, tarafsızlık, doğruluk ve dürüstlük ilkelerine  sadakatle, ehliyet ve liyakatlerine yaraşır şekilde Türk milletine hizmete devam  edeceklerine dair daha yüksek standartlar vadetmektir."

Gül, yargının evrensel etik kurallarını oluşturan, bağımsızlık,  tarafsızlık, doğruluk ve tutarlılık, dürüstlük ile ehliyet ve liyakat ilkelerinin  hakimlere kılavuzluk edeceğine inandığını söyledi.

Bildirgenin hakim ve savcıların adına kadar verdikleri Türk milletine  ve onun her ferdine verilmiş bir söz olduğunu vurgulayan Gül, "Bu söze uygun  olarak adaletle hayat bulmaları ve adalete hayat vermelerini temenni ediyorum."  dedi.




Haberin devamını okumak için tıklayın Forumda Tartışmaya Aç



Yorumlar

|